4634 SAYILI ŞEKER KANUNUNUN
GENEL GEREKÇESİ VE MADDE
GEREKÇELERİ
GENEL GEREKÇE
Ülkemizde
şeker üretimi ve pazarlaması; bir iktisadî devlet teşekkülü olan Türkiye Şeker
Fabrikaları A.Ş. (Türkşeker) ile Türkşekerin
bağlı ortaklığı durumundaki Adapazarı Şeker Fabrikası A.Ş. ve Kütahya Şeker
Fabrikası A.Ş. ile kooperatiflere ait Konya, Kayseri ve Amasya Şeker
Fabrikaları tarafından gerçekleştirilmektedir. Bu faaliyetlerinde tüm
fabrikalar 6747 sayılı Şeker Kanununa, Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. ile bağlı
ortaklıkları ise 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile şirket ana statüsü
hükümlerine tabidir.
Türkiye’de
Şeker rejimini düzenleyen 22.6.1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanununun
birçok maddesinin, zaman içinde özellikle iktisadî devlet teşekkülleri ve kamu
iktisadî kuruluşlarının yeniden yapılanmalarına ilişkin kanunî düzenlemeler,
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun yürürlüğe girmesi ve şeker istihlak
vergisinin katma değer vergisine dönüşmesi ile uygulama olanağı kalmamıştır.
Halen sektörde
pazar payları % 20’nin üzerinde bulunan Konya, Kayseri ve Amasya Şeker
Fabrikalarının özel fabrikalar olarak 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu hükümleri
yanında, 6747 sayılı Şeker Kanununa tabi olmaları, bu fabrikalar için
müdahaleci ve kısıtlayıcı bir durum arz etmektedir. Birçok teşebbüs gibi
Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş.’nin de
özelleştirilmesinin gündemde olduğu bu günlerde şeker üretimi pazar ve fiyat
mekanizmalarının sektör bazında yeniden değerlendirilmesi, böylece hukukî
anlamda yeni bir sektörel altyapı oluşturulması
gereği ortaya çıkmıştır.
Şeker Kanunu,
VII nci Beş Yıllık Kalkınma Planının tarımsal
politikalar ile ilgili yapısal değişim projesi kapsamında, güncelleştirilmesi
öngörülen kanunî düzenlemeler arasında yer almıştır.
Avrupa Birliği
Helsinki Zirvesi sonrasında kazanılan aday ülke statüsü yanı sıra, Dünya
Ticaret Örgütü çerçevesindeki taahhüt ve gelişmeler de şeker rejiminin yeniden
düzenlenmesini gerekli kılmıştır.
Bu bakımdan,
tasarı ile;
– Şeker
üretiminde istikrarın sağlanması ve korunması,
– Sektörün iç
piyasada rekabet kurallarına göre yönlendirilmesi,
– Avrupa
Birliği düzenlemeleri yanı sıra, Dünya Ticaret Örgütü ve diğer uluslararası
taahhütlere uyum sağlanması,
–
Özelleştirmeye olanak sağlayacak hukukî alt yapının hazırlanması,
ilke olarak
benimsenmiştir.
Şeker
sektörünün, yarattığı yüksek katma değer yanında tarım ve endüstri kesiminde
sağladığı yüksek istihdam düzeyi nedeniyle pancar şekeri üreticisi gelişmiş
ülkelerde bile düzenleme altına alınmıştır. Bu düzenlemeler pancar üreticileri
ve işleyicilerinin menfaatlerini buluşturan düzenlemeler olup, sektörü yapısal
anlamda düzenleyici bir nitelik arz etmektedir.
Ülkemizdeki
şeker fabrikalarında halen otuz bin civarında işçi istihdam edilmekte ve
binlerce çiftçi ailesi geçimini pancar tarımı ile sağlamaktadır. Bu nedenledir
ki halen mevcut ve ileride kurulacak şeker fabrikalarının tam kapasite ile
üretim yapmaları ve rasyonel çalışmaları, sadece ekonomik yönden değil sosyal
yönden de geçimlerini pancar tarımına bağlamış üreticiler için de büyük önem
taşımaktadır. Bu nedenle, yapılan düzenleme ile şeker fabrikalarının iç pazar
paylarının kotalara bağlanması yoluna gidilmiş, sektör, iç piyasada rekabete
açık hale getirilmiş, Devletin ilgisi ile sektörün özelliklerinin gerektirdiği
asgarî düzeyde tutulmuş, pancarda ve şekerde tek fiyat uygulaması terkedilmiş,
şeker fabrikası kurulmasına yönelik 6747 sayılı Şeker Kanununda yer alan
kısıtlamalar kaldırılmıştır.
MADDE
GEREKÇELERİ
Madde 1. –
Madde ile, bu Kanunun, yurt içi şeker talebinin yurt
içi üretimle karşılanmasına yönelik olarak Türkiye’deki şeker rejimini, şeker
üretimindeki usul ve esaslar ile fiyatlandırma, pazarlama şart ve yöntemlerini
belirleme amacıyla düzenlendiği belirtilmiştir.
Madde 2. –
Madde ile, bu Kanunda geçen bazı ifadeler tanımlanmıştır.
Madde 3. –
Madde ile, gerçekçi ve makul bir fiyatla tüketiciye iç
pazarda şeker sağlanarak hammadde yetiştiricilerine ve şeker üreticilerine
haklı kazanç temin edilmesi, üretimin garanti altına alınarak istikrarın
korunması ve Avrupa Birliği şeker rejimine uyum sağlanması amacıyla şeker
üretimi ve pazarında kota sistemi uygun görülmüş, bu amaçla kota kavramına yer
verilmiştir. Ayrıca kotaların belirlenmesine ve teminine ilişkin esaslar
düzenlenmiştir.
Kotaların
beşer yıllık periyotlar halinde belirlenmesi suretiyle
şeker üretiminin orta vadede planlanması, böylece piyasaya istikrarlı şeker
arzının temini öngörülmüştür. Kotaların hesaplanmasında; elverişsiz iklim
koşulları nedeniyle yeterli hammadde temin edilememesi ya da kapasite kaybına neden
olan diğer etkilerden kaynaklanan sapmaların asgariye indirilmesi amacıyla
fabrikalara gerçek performanslarına uygun kota tahsisinin sağlanması amacıyla
üç yıllık ortalama değerlerin esas alınması öngörülmüştür.
Yeni fabrika
kurulması ve/veya mevcut fabrikaların kapasitelerini artırabilmeleri için kota
temin edilmesi zorunluluğu, sektörün sağlıklı ve talep projeksiyonları
paralelinde büyümesinin sağlanmasına, atıl kapasite yaratılmasının önlenmesine
yöneliktir.
Madde 4. –
Madde ile, istikrarlı bir arz sağlamak üzere kota
taahhütlerinin yerine getirilmesini teminen kota
iptalleri ile karşılaşılabilecek olağan dışı durumlarda üretimin aksamaması
için kota aktarımına imkân veren hükümler düzenlenmiştir.
Şirket ve ülke
bazında üretim kaybının önlenmesi, piyasaya düzenli şeker arzı, şeker
fiyatlarının istikrarı ve sektörün disiplini açısından şirketlerin, kendilerine
tahsis edilen kota miktarlarından iki yıl üst üste % 90’ın altında arz
sağlamaları durumunda geçici bir süre için kota iptali öngörülmüştür.
Ülke genelinde
doğal şartlardan kaynaklanabilecek arz daralması durumunda B kotasından A
kotasına, güvenlik stoku artırılması ihtiyacı karşısında ise A kotasından B
kotasına transfer yapılması olanağı sağlanmaktadır.
Şirketlerin
fabrikaları arasında kota aktarımına imkân verilmesi, fabrikalarda ortaya
çıkabilecek arızî durumlarda kotanın şirketin diğer fabrikalarına
devredilmesine, böylece şirket bazında arzın istikrarına yöneliktir.
Stok oluşumunu
önlemek amacıyla, A kotasının pazarlanamayan kısmının bir sonraki yılın A
kotasına aktarılması ve bir sonraki yılın A kotasının aktarılan miktar kadar
düşürülmesi öngörülmüştür.
Bunun yanında,
elde olmayan nedenlerle şirketlerin A kotası şekerini pazarlayamamaları
durumunda, aynı pazarlama yılında talep etmeleri halinde, pazarlanamayan kısmın
ihracına olanak sağlanmıştır.
Madde 5. –
Madde ile, ana hammadde olan şeker pancarının fiyatını
belirlemede üretici ile mutabık kalınmak suretiyle fiyatın arz ve talebe göre
oluşturulması, pancar dışı hammadde ise halen işlemekte olan sistemin devamı
öngörülmüştür. 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile ilke olarak kabul edilen
serbesti sistemi, şeker satış fiyatlarının belirlenmesinde de benimsenmiş,
şeker satış fiyatları şirketlerin inisiyatiflerine
bırakılmıştır. Gelecekte sektör kompozisyonunda beklenen gelişmeler
çerçevesinde bu sistemin rekabeti artırıcı fonksiyonu göz önüne alınmıştır.
Madde 6. –
Madde ile, dünya borsa fiyatları, iç fiyatlar, arz talep dengesi, spekülatif etkiler ve diğer ilgili hususların Kurul tarafından
değerlendirilerek, Dış Ticaret Müsteşarlığına görüş bildirilmesi suretiyle
şeker ticaretine ilişkin düzenlemelere sektörün düzenleyici organı durumundaki
Kurumun da katkı sağlaması öngörülmüştür.
Şirketlere
ayrılan kotalar dahilinde pazar garantisinin de
verilebilmesi için, ihraç kaydıyla dahilde işleme rejimi ve benzeri uygulamalar
çerçevesinde ithal edilen şekerin, amacına uygun olarak kullanılmasına ve iç
piyasada sirkülasyona girerek şirketlerin pazar payını daraltması önlenmeye
çalışılmıştır.
Madde 7. –
Madde ile, Kanunda gösterilen yetkiler çerçevesinde
düzenlemeler yapmak, uygulamak ve denetimde bulunmak üzere, kamu
tüzelkişiliğine sahip Şeker Kurumu oluşturulması öngörülmüş ve Kurumun teşkilât
yapısı belirlenmiştir.
Madde 8. –
Madde ile, şeker sektörünün, ilgili kuruluş
temsilcilerinden oluşan, katılımcı bir organ tarafından yönetilmesi amacıyla,
Kurumun bir organı olarak Şeker Kurulu oluşturulmuştur. Kurul başkanının aynı
zamanda Kurumun da başkanı olması, Kurumu idare ve yargı mercilerinde ve üçüncü
kişilere karşı temsil etmesi ve gerekli gördüğünde bu temsil yetkisini
devredebilmesi öngörülmüştür. Kurul başkan ve üyelerine, her yıl Yüksek
Planlama Kurulunca kamu iktisadî teşebbüsleri yönetim kurulu başkan ve üyeleri
için belirlenen ücretin ödenmesi hükme bağlanmıştır. Kurulda
memurların da üye olarak görev alabilmesine olanak sağlamak üzere, Kurul
üyeliği görevi 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ve 399 sayılı Kamu İktisadî
Teşebbüsleri Personel Rejiminin Düzenlenmesi ve 233 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin
Bazı Maddelerinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararnamede
düzenlenen başka iş ve hizmet yasağının kapsamı dışında tutulmuştur.
Ayrıca madde ile, Kurul üyeliğine seçilme şartları, Kurul üyelerinin
görev süresi, kurul üyeliklerinin sona ermesi durumunda izlenecek yol
belirlenmiş ve Kurulun toplantı ve karar alma yeter sayısı ile oy kullanma ve
toplantı kararlarının duyurulmasına ilişkin hususlar düzenlenmiştir.
Madde 9. – Madde ile, Kurulun, şeker rejiminin üç ana unsuru olan; üretim,
fiyat ve pazarlama genel esasları çerçevesinde görev ve yetkileri, alacağı
kararlar ve yapacağı uygulamaların çerçevesi belirlenmiştir.
Şeker Kurulu üyelerinin
görevlerini yaptıkları sırada işledikleri suçlarda Devlet memurları gibi
cezalandırılmaları ve öğrendikleri gizli bilgileri açıklamaları halinde Kurul
üyeliklerinin sona ermesi öngörülmüştür.
Kurulun görev ve yetkileri
çerçevesinde elde edeceği gelirlerin toplanma yeri belirlenmiş, Kurula harcama
yetkisi verilmiş ve Kurumun ne şekilde denetleneceği belirtilmiştir.
Madde 10. – Madde ile, Kurumun teşkilât yapısı içinde Sekretarya oluşturulması
öngörülmüş, Sekretarya personelinin istihdamı, kadroların düzenlenmesi, iptali
ve ihdası hususları düzenlenmiştir.
Madde 11. – Madde ile, şeker arzının Kanuna uygun olarak işlemesini teminen, şeker üreten gerçek ve tüzel kişilerin, pazarlama
yılı içinde B kotası şekeri bulundurma zorunluluğunu ihlâl etmelerini ve C
şekerini iç piyasada satma, kullanma veya devretmelerini önlemek için idarî
para cezaları öngörülmüş, idarî para cezalarının tebliğ ve tahsili ile cezalara
itiraz şartları düzenlenmiştir.
Madde 12. – Madde ile, yönetmelikle düzenlenecek hususlar belirtilmiştir.
Madde 13. – Madde ile, 22.6.1956 tarihli ve 6747 sayılı Şeker Kanunu ile
10.9.1960 tarihli ve 79 sayılı Millî Korunma Suçlarının Affına, Millî Korunma
Teşkilât, Sermaye ve Fon Hesaplarının Tasfiyesine ve Bazı Hükümler İhdasına
Dair Kanunun 8 inci Maddesinin yürürlükten kaldırılması öngörülmüştür.
Geçici Madde 1. – Madde ile, bu Kanun ile yürürlükten kaldırılan 6747 sayılı Şeker
Kanununa göre yurt içinde şeker fabrikası kurup işletmek üzere Bakanlar
Kurulundan izin alan, ancak henüz üretime geçmeyen gerçek ve tüzel kişilerin,
kota sistemi nedeniyle doğabilecek muhtemel mağduriyetlerinin önlenmesi
amacıyla kota haklarının 3 yıl süre ile saklı tutularak, bu kişilere üretim ve
pazar garantisi verilmesi öngörülmüştür.
Geçici Madde 2. – Madde ile, Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki ilk kota
tespitine esas pazarlama yılının belirlenmesi için Kurula yetki verilmiştir.
Geçici Madde 3. – Madde ile, uygulamada doğabilecek sorunların önlenebilmesi için
yeni kurumsal yapının en kısa zamanda tesisini sağlamak amacıyla Şeker
Kurulunun bir ay içerisinde oluşturulması öngörülmüştür.
Geçici Madde 4. – Madde ile, Kurul ve Sekretarya oluşturuluncaya kadar bu Kanunda
öngörülen iş ve işlemlerin kesintiye uğratılmaması amacıyla, söz konusu
çalışmaların Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından
yürütülmesi öngörülmüştür.
Geçici Madde 5. – Madde ile, ilk pazarlama yılı başında stoklarında şeker bulunduran
şirketlerin talep etmeleri halinde, şeker stoklarının tamamı veya bir kısmının
bir sonraki pazarlama yılının A kotasından düşülmeyerek C şekeri kapsamına
alınması öngörülmüştür. Bununla, ilk pazarlama yılı başında kota dağıtımında
sorun yaşanmaması amaçlanmıştır.
Madde 14. – Yürürlük maddesidir.
Madde 15. – Yürütme maddesidir.