ANASAYFA - Avrupa Nişasta Sanayicileri Birliği Konferansı Gerçekleştirildi

Avrupa Nişasta Sanayicileri Birliği tarafından bu yıl ikincisi düzenlenen Avrupa Nişasta Konferansı 30-31 Ekim 2017 tarihleri arasında Macaristan’ın başkenti Budapeşte’de gerçekleştirildi.

Avrupa Birliği’nde şeker kotalarının kaldırılması sonrasında nişasta ve şeker üreticileri için değişecek olan piyasa dinamiklerinin de tartışıldığı konferansa ilişkin olarak www.sugaronline.com  sitesinden edinilen haber içerikleri aşağıda yer almaktadır.

“Avrupa Birliği: Kota sonrası dönem, yeni şeker reformuna bir geçiş olarak görülüyor.”

Şeker piyasasını geçtiğimiz 12 yılda sağlam temellere oturtturan ve hızlı bir şekilde gelişimini sağlayan Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikası (OTP) Reformunun 1 Ekim itibariyle sonuna gelinmiştir. Ancak, 2020 yılında Avrupa şeker sektörünü daha sancılı bir süreç beklemektedir. 

Hollanda menşeli tarımsal destek alanında bir banka olan Rabobank'ın şeker piyasası analisti Ruud Schers Macaristan'ın Budapeşte kentinde düzenlenen “2. Avrupa Nişasta Konferansı”nda yaptığı konuşmada “Avrupa pancarı yetiştiricileri yok olur” ifadesini kullandı.

Avrupa Birliği’nde bir çiftçinin tarlasının yaklaşık %25'ini şeker pancarına ayırdığı da dikkate alındığında, bu çiftçilerin pancardan sonra hangi ürünlere yöneleceğini, alternatif ürünlerin fiyatları belirleyecektir. Pancar fiyatlarının rekabetçi olmaması durumunda, bu ürünün üretimden aldığı pay azalabilecektir.  

2020 sonrası Ortak Tarım Politikası kapsamında destek ödemelerinin sona erdirilmesi durumunda, halihazırda yardımlardan 200.000 hektarın üzerinde fayda sağlayan Romanya, İspanya ve Polonya gibi ülkelerde şeker pancarı, kendisiyle münavebeye giren bitkiler arasındaki rekabet düzeyini hızlı bir şekilde kaybedebilecektir. Schers, bunun gerçekleşmesi durumunda, söz konusu ülkelerdeki şeker fabrikalarının, çiftçilere daha fazla fiyat teklif etmediği sürece yeterli miktarda pancar bulamayacaklarını ifade etti. Söz konusu destekler, üretim miktarına bağlı olarak hektara ortalama 250 ila 400 Euro arasında değişmekte ve bu tutar Romanya’da 600 Euro’ya kadar çıkmaktadır.

Romanya, İspanya ve Polonya gibi ülkelerdeki üreticiler şeker pancarı dışında ayrıca buğday ve mısır üretmekte olup, şeker pancarının daha az çekici olması durumunda, bu hammaddelere, izoglukoz üreticileri daha yüksek fiyat verebilecektir.

Şeker pancarı genellikle diğer ürünlere kıyasla en yüksek getiriyi elde etse de, üretime bağlı desteklerin olmaması durumunda hububat üretimi lider konuma gelecektir.

Bu aşamada, yeterli miktarda şeker pancarı temininin garanti altına alınabilmesi için çiftçiler ile şeker fabrikaları arasında yapılan sözleşmeler önemli bir araç olarak görülmektedir.

Schers, kotaların kaldırılmasından sonra şeker pancarı üretim sözleşmeleri üzerindeki mutabakat sürecinin, özel şeker fabrikaları için zor olacağını, ancak kârını çiftçiler ile paylaşıyor olmaları nedeniyle kooperatif fabrikaları için nispeten daha kolay olabileceğini ifade etti.

Hâlihazırdaki duruma bakıldığında, çiftçilerle uzun vadeli olarak fiyatları üç yıllığına belirleyen pancar üretim sözleşmesi düzenleyen şeker üreticileri en güçlü konumda bulunmakta olup, 2020 sonrası için yeni Ortak Tarım Politikası’nın şeker piyasasını yeniden düzenlemesi (pancarda desteklerin kaldırılması) durumunda, bu üreticiler de güçsüz bir konuma düşebilecektir.

“Kota sonrası AB’de şeker üretimi artışı, şeker üreticilerinin yanı sıra izoglukoz üreticilerini de olumsuz etkileyebilecek”

Yaklaşık 30 yıllık üretim kotası sınırlamasının ortadan kaldırılması ile birlikte, Avrupalı ​​şeker pancarı çiftçilerinin 2017/2018 kampanyasında mümkün olduğu kadar büyüme girişimlerinde bulunmaları şaşırtıcı olmamakla birlikte, çiftçiler istemeden kendi ayaklarına kurşun sıkıyor olabilirler.

Rabobank tarafından 2017/2018 pazarlama yılında, Avrupa toplam şeker pancarı üretim miktarının yaklaşık %20 oranında artarak 20,5 milyon tona yaklaşacağı belirtilmekte olup, Fransa’nın pancar üretiminin, şeker kotalarının ilk olarak uygulanmaya başladığı yıl olan 1968’den bu yana en yüksek düzeye ulaşacak şekilde %25 oranında, başka bir deyişle 6 milyon tona tekabül eden miktarda artması beklenmektedir.

Bununla birlikte, üretimin tüketim miktarını aşması durumunda, ihracat düzeyi 2,5 milyona ulaşabilecektir. Bunun sonucunda meydana gelecek olan dünya piyasasına arz durumu, Hindistan, Tayland ve Brezilya’da arz fazlası bulunması durumunda düşüşe geçme gibi bir özelliği olan şeker fiyatlarının sadece şeker pancarı çiftçileri için değil birbirleriyle ikame edilebilirliği sebebiyle ayrıca izoglukoz üretimine hammadde temin eden buğday ve mısır çiftçileri için de daha istikrarsız olması anlamına gelmektedir. 

Konferanta konuşan Starch Europe’un Direktörü Jamie Fortescue konuşmasında “Kotaların sonra erdirilmesi demek, şeker üretiminde artış anlamına gelmektedir” ifadesini kullandı ve “Bu yıl istisna bir yıl oldu ve hepimiz bunun sonuçlarından zarar görüyoruz” dedi.

%50/%50 oranında ADM ve Agrana şirketlerinin ortaklığında bulunan Macar nişasta üreticisi Hungrana’nın CEO’su Zoltan Reng ise iki yıl önce Avrupa Birliği'nin 2017 için şeker üretimine ilişkin tahminlerinin hâlihazırda doğrulandığını ve sonuç olarak, pancar çiftçilerinin bu yıl hiç para kazanamayacaklarını ve muhtemelen gelecek yıl da kazanamayacaklarını ifade etti.

"her ne kadar bu iki sanayi çok farklı olsa da kotadan sonraki süt sanayiinde olduğu gibi şeker sanayiinde de konsolidasyon yapılması gerekiyor” ifadesini kullanan Reng, önümüzdeki iki yıl boyunca hayatta kalmayı başaramazlar ise muhtemelen küçük oyuncuların bu oyunu kaybedeceğini belirtti.  

Çok fazla alanın pancar ekili olması gerçeği dikkate alındığında, şeker üreticileri çiftçilerini iki yıllık bir sözleşme ile bağlamadıkça önümüzdeki yıl çok fazla pancar ekilmemesi durumu büyük bir risk oluşturmaktadır.

Rabobank’ın şeker analisti Ruud Schers konuşmasında, “Avrupa’daki özel şirketlerin, çiftçiler ile şeker pancarı fiyatı konusunda anlaşma yapmaları bir mücadele gerektirecek fakat bu mücadele, çiftçilerin kar payı almaları nedeniyle kooperatif şirketleri için bir miktar daha az olacak” dedi.

Schers ayrıca “pancar fiyatlarında, şeker pancarı üretim sözleşmelerinde sabitlenmiş bir baz fiyat ile birlikte şeker fiyatlarıyla bağlantılı ek bir tutarın olduğu esnek bir yapı öngörmekteyiz. Çiftçiler bir, iki ve üç yıllık sözleşmeleri tercih edebiliyor”, 

“Şeker piyasası fiyatlarının istikrarsız özelliğinin bulunması dikkate alındığında, çiftçilerin uzun vadeli sözleşmelere odaklanmaları daha akıllıca olabilir” ,

“Özellikle önümüzdeki yılda, daha uzun vadeli sözleşme yapan şeker üreticilerinin daha iyi sonuç almaları muhtemeldir” ifadelerini kullandı.

Reng, çiftçilerin sadece yıllık olarak değerlendirmede bulunduğunu belirten bir Macar atasözünden bahsederek “Bu yıl kazanamamaları durumunda, bir sonraki yıl ekmeyeceklerdir” dedi.