ANASAYFA - İngiltere’nin Avrupa Birliği'nden Ayrılması (Brexıt) Ve Şeker Sektörüne Etkisi

İngiltere’nin Avrupa Birliği'nden Ayrılması (Brexıt) Ve Şeker Sektörüne Etkisi

İngiltere'nin şeker endüstrisi, pancar şekeri üretimi ve kamış şekeri rafinasyonu olmak üzere iki kısımdan oluşmaktadır.

Pancar şekeri, İngiltere'nin doğusunda 4 fabrika ile faaliyet gösteren ve AB Sugar'ın bir parçası olan tekelci British Sugar tarafından üretilmektedir. Üretim miktarı genellikle 1,0-1,2 milyon ton arasında değişmekte olup 2014/15 döneminde rekor miktarda üretimle ham değer olarak 1,5 milyon ton'a ulaştı. Pancar şekeri üretiminin neredeyse tamamı yurt içinde tüketilmektedir.

İngiltere şeker endüstrisinin diğer kısmını, ham kamış şekeri rafınasyonunu temsil etmektedir. Bu sektör son yıllarda küçüldü ve şu anda Silvertown'da TateaLyle Sugar rafinerisi kalan tek tesis olup bu tesis de kapasitesinin oldukça altında çalışmaktadır. Şirket, 2010 yılından beri American Sugar Refining (ASR)'nin bir parçasıdır.

Ham şekerde daha düşük tarifelerden açıkça yararlanan uluslararası bir şirket karşısında yerel hasadı işleyen yurt içindeki bir üreticiyi zor durumda bırakan bu yapı, birçok yönden hükümeti zor bir karar almak zorunda bırakacaktır.

Bu yüzden, sektörün ülke genelinde medyada konuşulması şaşırtıcı değildir. Bu ortamın hayli siyasileşmesinin devam etmesi sebebiyle, sektöre yönelik ticari ve siyasi kararlar sık sık çarpıtılmış bir şekilde sunuldu.

Süpermarket zinciri Tesco'nun pancar şekeri markası Gümüş Kaşık'ı satmayı durdurmasındaki ticari tercihi, yerli çiftçilere karşı bir karar olarak basın tarafından eleştirildi. Benzer şekilde, AB'nin bu yıl şeker kotalarını kaldırma kararı, şeker sektöründe 'Brexit'in ilk büyük zaferi olarak sunuldu.

Nitekim, bu yıl şeker kotalarının kaldırılmasına İngiltere'deki referandumdan çok önce 2013'te karar verilmişti. Kotalar olmaksızın British Sugar, şeker üretimi konusunda miktar kısıtlamalarıyla karşı karşıya değildir. Aynı zamanda şeker pancarı için minimum fiyatlar da kaldırılacaktır. Şeker pancarı fiyat temelinde diğer mahsullerle rekabet edecektir. Bu reformdan faydalanabilmek için şirket 2017/18 yılında %30 daha fazla pancar üreteceğini ve bu sayede üretimin 1,3 milyon tona ulaşabileceğini açıkladı. Bu üretim, gerçekleşse dahi şirketin 1,4-1,5 milyon tonluk maksimum kapasitesinin altında olacaktır.

2017 piyasa reformları tarafından AB ithalat vergilerine dokunulmayacağının belirtilmesi gerekiyor. Gelecekteki vergi düzeyini ve tarifeli kotaları belirlemeye İngiliz Hükümeti karar verir.

Brexit'i destekleyenler kampanya vaatlerine bağlı kalırsa, İngiltere'deki pancar şekeri üreticisi ve şeker pancarı çiftçisinin mevcut uygulanan ve memnun olduğu koruma tarifesi azaltılacak veya tamamen kaldırılacaktır.

Bu durum, ülkedeki şeker pancarı çiftçiliğinin cazibesini azaltabilir ve sonuç olarak AB üyesi olmayan ülkelerden şeker ithalatını artırabilir.

Böyle bir senaryo, ülkedeki ham şekeri işleyen rekabetçi birçok kamış şekeri rafinerisini destekleyebilir ve onların kapasitelerini daha iyi kullandırabilir.

Bununla birlikte, ham şekere sağlanan temin kolaylığı, İngiltere ve gelecekteki tedarikçilerin arasında yeni ikili anlaşmaların müzakere edilmesini gerektirecektir. Burada sorun şu ki İngiltere, AB'den ayrıldığında ve kendi başına bir DTÖ üyesi haline geldiğinde bu yeni paktları müzakere etmeye başlayabilir.

Bu durumda İngiltere, ya tüm ihracatçılara fayda sağlayan En Çok Kayrılan Ülke tarifesini azaltabilir ya da buna benzer anlaşma imzalanan ülkelerle bir Serbest Ticaret Anlaşması kapsamında yeni bir tarife oranı kontenjanı açabilir. Bütün bunlar zaman alacak ve muhtemelen belirsizlik 2019'dan sonra da sürecektir.

Bu Tate&Lyle Sugar için daha düşük ithalat tarifelerinden kaynaklanabilecek avantajların birçoğunun gelecekteki bazı (belirsiz) aşamalarda gerçekleşeceği anlamına geliyor. Aynı zamanda AB/İngiltere görüşmelerinin yön ve sürecine bağlı olarak sterlin kurunun istikrarsız kalmaya devam edebileceği göz ardı edilemez.

Buna karşın, şeker için statükonun korunması durumunda British Sugar Brexit oylamasından yararlanmış olacak. Sonuç olarak, daha zayıf hale gelen Pound şeker üreticisini daha rekabetçi yapacaktır. Aynı zamanda İngiltere piyasası, diğer AB ülkelerinden, özellikle de Fransa'dan gelen şeker satıcıları için daha az kazançlı hale gelecektir.

Brexit oylamasından dokuz ay sonra, müzakerecilerin karşı karşıya kaldıkları görevin kapsamı henüz şekillenmeye başlayacaktır. Ayrılık görüşmelerinin bitimine kadar bütün soruların cevaplanması pek mümkün değildir. Bu nedenle, İngiltere şeker sektörünün Nisan 2019'dan sonra uzun süre AB kurallarına göre işletilmesine devam edilmesi çok şaşırtıcı olmayacaktır.

 

 

Kaynak: International Sugar and Sweetener Report F.O.Licht,