ANASAYFA - Uluslararası Şeker Örgütü (ISO) Kasım Ayı Toplantısı İngiltere’de Yapıldı.

Uluslararası Şeker Örgütü (ISO) Kasım Ayı Toplantısı İngiltere’de Yapıldı.

Üye ülke sayısı 87 olan ve dünya şeker üretiminin %87’sini, tüketiminin %68’ini, ihracatının ise %90’ını temsil etmekte olan Uluslararası Şeker Örgütü’nün (ISO)  “Sürdürülebilirlik: Yeni Yollar” konulu 26. Semineri, Pazar Değerlendirme, Tüketim ve İstatistik Komitesi (MECAS) toplantısı, İdari Komite Toplantısı, Konsey Toplantısı ve Dünya Pancar ve Kamış Üreticileri Birliği (WABCG) ile ortaklaşa düzenlediği istişare toplantısı 27 Kasım-1 Aralık 2017 tarihleri arasında Londra’da gerçekleştirildi.

Söz konusu seminer ve toplantılara ülkemizi temsilen Kurumumuz Genel Sekreteri Ahmet PELİT, Sektörel Araştırmalar Grup Başkanı Fatih YILDIRIM ve Şeker Kurumu Uzmanı Sinem AYDEMİR katıldı.

ISO’nun sektöre ilişkin tahminlerinin aktarıldığı oturumlarda;

  • Dünya şeker üretim miktarının 2017/2018 pazarlama yılında, Avrupa Birliği, Hindistan, Tayland ve Çin’deki üretim artışları ile birlikte %7 artarak 179 milyon tona ulaşacağı,
  • Geçtiğimiz yıllarda %2 ve üzerinde artış oranına sahip olan dünya şeker tüketiminin 2018 yılında daha az olacak şekilde %1,7 oranında 2,9 milyon ton artarak 174 milyon tona ulaşacağı,
  • Dünya şeker tüketiminde artış oranının düşmesinin sebebinin büyük oranda kullanıcıların yiyecek içecek alışkanlıklarının değişmesine, medyanın olumsuz etkilerine, şekerli mamul üreticisi firmaların ürün reçetelerinde değişikliğe gitmesine, alternatif ürün kullanımının artmasına ve bazı ülkelerin şekere vergi uygulamasına bağlı olduğu,
  • Şeker tüketiminde asıl aktörlerin gelişmekte olan piyasalar olduğu,
  • Dünyada ihraç edilebilecek şeker miktarının 1 milyon ton artarak 61 milyon tona ulaşacağı,
  • Dünya ithalat talebinin, ithalatçı ülkelerin yurt içi üretimlerinin artmasına bağlı olarak 2,6 milyon ton azalacağı ve 57,5 milyon tona gerileyeceği,
  • Dünya şeker piyasasının 2018/19 pazarlama yılı ortalarına kadar fazlalık vermeye devam edeceği ve bu fazlalığın bir miktarının etanol piyasası tarafından emileceği,
  • Bu fazlalık sebebiyle dünya şeker borsa fiyatlarının artış eğiliminde olmasının beklenmediği,
  • Yurt içi fiyatlarda (yerel para birimi olarak) farklı trendlerin olduğu, ABD’de artış, Çin, Hindistan ve Rusya’da düşüş meydana geldiği,
  • 2018 yılı Dünya melas arzının önemli ölçüde artacağı ve bunun da melas fiyatlarını baskılayacağı,
  • Dünya etanol üretim miktarının geçtiğimiz yıldaki 99,7 milyar litre olan seviyesinden 2018 yılında 102,5 milyar litreye ulaşacağı, buna karşılık, dünya etanol ticaret miktarının sabit bir seyir izleyeceği,

ifade edildi.

Sunumlarda, biyoplastik, biyokimyasal ve kojenerasyon konularına da değinildi ve bu konudaki dünya örneklerine ilişkin bilgiler aktarıldı.

Yine dünya şeker sektörüne yön veren konulardan olan Dünya Ticaret Örgütü’nün ve bölgesel ticaret anlaşmalarının mevcut durumu hakkında da bilgiler sunuldu.

ISO’nun Pazar Değerlendirme, Tüketim ve İstatistik Komitesi (MECAS) toplantısında;

  • “Şeker Hammaddelerinin Tarımsal ve Endüstriyel Uluslararası Verim Anketi”
  • “Şeker Ticaretinde Lojistik Trendleri: Konyeynırdaki Şekerler”
  • “Karayip Şeker Sanayi: Önemli Unsurlar ve Sektörün Genel Görünümü”

başlıklı raporlar sunuldu.

Bu sunumlarda;

  • Şeker kamışının dünya ortalamaları bakımından tarımsal ve endüstriyel verim artışının neredeyse durduğu, aksine, pancar tarımında tarımsal ve endüstriyel verimlerinde belirgin iyileşmeler olduğu,
  • Perakende/mamul mallar ile karşılaştırıldığında nispeten daha düşük kargo değerine sahip olan beyaz şeker nakliyesinin, tarihsel olarak dökme formunda yapıldığı, ancak son 10 yılda bazı beyaz şeker ihracat pazarlarında konteyner taşımacılığının oranının arttığı,
  • Karayip şeker endüstrisinin büyük kısmının, uzun süredir beklenen AB şeker politikası reformunun ortaya çıkardığı önemli dışsal sorunlara hızlı bir şekilde tepki veremediği ve ayrıca, endüstrinin adaptasyonu ve daha da önemlisi hayatta kalması için nokta atışı ulusal stratejilerin uygulanması gerektiği ve buradaki şeker endüstrisinin uzun vadeli görünümünde gerçek riskler bulunduğu,

ifade edildi.